“Tek başıma yapabilmem için bana yardım et.
Ve nasıl yapıldığını bana göster.
Bunu benim için yapma.
Kendim yapabilirim ve yapmak isterim.
Bana nasıl yapacağımı öğretirken sabret.
Bu belki uzun sürebilir.
Ve belki daha uzun zamana ihtiyacım var.
Fakat bilmelisin ki birkaç deneme ile yapacağım şeyi başarmak isterim.
Hata yapabilme ihtimalim olduğunu da düşünmelisin.
Ama unutma ki ben sadece bu hatalarla gerçek manada bir şeyler öğrenebilirim."
Maria MONTESSORI
Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren hızla öğrenmeye başlar. Okul öncesi dönem öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemde kazanılan alışkanlıklar tüm hayat boyu devam eder Okul öncesi yıllar diğer yaşam
yılları ile karşılaştırıldığında gelişimin farklı yönlerinin birbiriyle ilişkisinin en fazla olduğu dönem olarak görülür. Bu yıllar çocuğun gelişimindeki en önemli yıllardır. Okul öncesi dönemde temeli atılan
kişilik yapısı, psiko-sosyal gelişim ve beden gelişimi ilerleyen yıllarda
yön değiştirmekten çok aynı yönde gelişmeye devam etmektedir.
Çocukluk yıllarında kazanılan davranışların büyük bir kısmının
yetişkinlikte, bireyin kişilik yapısını, tavır, alışkanlık, inanç ve değer
yargılarını biçimlendirdiği gözlemlenmiştir Bu dönemde kazanılan yaşantılar gelecekte çocukların hayata bakış açısını büyük ölçüde etkilemektedir.
Okul öncesi eğitim, çocuğun geleceğe hazırlanmasında, çevresini merak eden, araştırmaya açık, kendini
rahatlıkla ifade eden yaşamlarında gerekli olan becerilerin kazanılmasını sağlamanın yanı sıra bilişsel, sosyal-duygusal, dil ve
psiko-motor becerilerin gelişiminde önemli rol oynamaktadır.
Okul öncesi eğitimi, çocuğun bağımsız olmasını sağlamalı, çocuğa herșeyi bulabileceği ve gelişimini destekleyen en uygun çevreyi hazırlamalıdır. Bu doğrultuda çocuğa seçim yapma özgürlüğü sunmalı,çocuğa sadece bilgi aktarmak yerine, çocukta araştırma ve öğrenme isteği uyandırmalı, kendi kendine ve arkadaşları ile deneyerek ve tekrarlayarak, zengin uyaranlı öğrenme ortamı sunmalıdır. Çocuğa bağımsız olmayı sağlayacak ve gelişimini destekleyecek en uygun çevreyi hazırlamakla beraber çocukların toplumsal ve duyusal gelişimlerini destekleyerek gelecek yaşamlarında, başkalarına, çevrelerine, kendilerine saygı duyan, sorumluluk sahibi, toplumla uyum içinde yaşamlarını sürdüren bireyler olmalarına katkı sağlamayı amaçlamalıdır. Çocuğun bireyselligi ön planda olmalı, kısıtlanmamalı aksine desteklenerek, çocuğun olumlu kazanımlarının pekiştirilmesi sağlanmalıdır.


